|
FAİLİ MEÇHULLERİN YARATTIĞI TOPLUMSAL TRAVMANIN SON BULMASI İÇİN GERÇEKLERLE YÜZLEŞMELİYİZ |
|
|
|
|
FAİLİ MEÇHULLERİN YARATTIĞI TOPLUMSAL TRAVMANIN SON BULMASI İÇİN GERÇEKLERLE YÜZLEŞMELİYİZTOPLUMSAL BELLEK PLATFORMU’NUN TBMM’DE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASI DİLEKÇESİNE AYNEN İMZAMIZI ATIYORUZ!“Yalnızca yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz” Moliere “Durumu bütün açıklığı ve acılığıyla sunmak için buradayız” Doğan ÖzTürkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın başlangıç bölümünde her vatandaşın hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme hakkına doğuştan sahip olduğu yazılıdır. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu (Madde 2); kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığı ve bütünlüğünün dokunulmazlığına (Madde 15) ve herkesin, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu (Madde 17) da açıkça belirtilmektedir. Hepimizin bildiği fakat önemini çoğu zaman göz ardı ettiği bu maddeler, evrensel insan hakları açısından çağdaş parlamenter demokrasilerde anayasaların değiştirilemez maddeleri arasındadır. Yazılanın gerçeğe dönüştürülemediği, anayasal maddelerin bir hak değil, bahşedilen bir lütuf gibi değerlendirildiği, bireyin hak ve özgürlüklerini kısıtlayan, insanı güç ve otorite karşısında “çıplak” bırakan bu düzen, 62 yıldan beri işlenmekte olan siyasi cinayetleri tetiklemiş ve olumlamıştır. Düşünenleri hedef gösteren, onlara karşı her türlü şiddet ve tehdit ile linç kültürünü pekiştiren bu utanç kronolojisine müdahale edilmediği sürece devletin güvenilirlik ve saygınlığını azalacak ve Türkiye’de oluşturulmaya amaçlanan demokrasi kültürü zedelenecektir. Türkiye, 167 ülkenin yer aldığı Demokrasi Endeksi (Democracy Index) içinde kendisine ancak 87. sırada, tam demokrasi olmaktan uzak toplam 36 ülkenin bulunduğu “Karma Rejimler” kategorisinde yer bulabilmektedir. Adalet mekanizmasının etkinliği ve hukukun üstünlüğü (The Rule of Law Index) açısından değerlendirildiğinde ise sürpriz olmayan bir şekilde demokrasi kültürümüzün düzeyi ile doğru orantılı üzücü bir görüntü ortaya çıkmaktadır. •••Toplumsal Bellek Platformu (http://toplumsalbellekplatformu.com), 11 Şubat 2010 Perşembe günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne 1948'den bugüne kadar işlenmiş organize, siyasi cinayetlerin araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için dilekçe verdi. Platform içinde yer alan ailelerin üyeleri hukuk taleplerini kararlılıkla yineledi. ARI Hareketi olarak, Toplumsal Bellek Platformu tarafından başlatılan bu girişime büyük saygı duyuyoruz. TBMM mutlaka bu cinayetleri araştırmalı ve soruşturulmalıdır. Kurulacak ‘Meclis Araştırma Komisyonu’ gereken yaptırım gücüne kavuşturulacak şekilde tüm partilerden destek almalı ve bu hayati konuda gereken siyasi irade ortaya konulmalıdır. Meclis Araştırma Komisyonu ile yetinilmeyerek tüm sivil toplum ve medya kuruluşlarını faili meçhul cinayetler bağlamında karanlık geçmişimizle yüzleşmek ve aydınlık bir geleceğe ışık tutmak üzere gereken katkıda bulunmaya çağırıyoruz.Ural AküzümBaşkan |